Haber Detayı
26 Ekim 2019 - Cumartesi 20:44 Bu haber 1105 kez okundu
 
Batmanlı çiftçi, ABDʹli tarım aletleri devi John Deereʹye açtığı davayı 13 yıl sonra kazandı
2005 yılında ABDʹli şirketten tanesini 120 bin euroya satın aldığı 3 biçerdöverin ayıplı olması sebebiyle başlattığı hukuk mücadelesini Yargıtayʹın onaylamasıyla kazandı.
GÜNDEM Haberi
Batmanlı çiftçi, ABDʹli tarım aletleri devi John Deereʹye açtığı davayı 13 yıl sonra kazandı

Dünyanın en büyük tarım aletleri üreticilerinden ABDʹli John Deere, Türkiyeʹde 2005 yılında sattığı yaklaşık 13 adet 1450 CWS ve 1450 WTS model biçerdöverle çiftçileri mağdur etti. Mağdurlardan biri Batmanlı Eşref Tarhan, 2005 yılında ABDʹli şirketten tanesini 120 bin euroya satın aldığı 3 biçerdöverin ayıplı olması sebebiyle başlattığı hukuk mücadelesini Yargıtayʹın onaylamasıyla kazandı.Söz konusu alınan biçerdöverlerin ucuz maliyetinden dolayı Brezilyaʹda imal edilip Türkiyeʹye gönderildiğini ve satıldığını belirten Tarhan, sürekli arıza veren biçerdöverleri mahkeme kararıyla teslim edip firmadan 22 bin euro ödeme alacak. Eşref Tarhanʹın elde ettiği bu sonuç, ayıplı biçerdöverlerden dolayı mağduriyet yaşayan diğer çiftçileri de umutlandırdı.

 

MAKİNELER İŞ GÜCÜNÜN UCUZ OLDUĞU BREZİLYA İMALATIYMIŞ

 

Biçerdöverleri alım sürecini anlatan Çiftçi Eşref Tarhan, ʹ2005 yılına kadar farklı marka biçerdöver kullanıyorduk. Teknolojimizi geliştirelim diye 2005 yılında makinelerimizi değiştirelim dedik. Önce kullandığımız marka hiçbir şekilde arıza yapmayan bir makineydi. 3 tane biçer döver ve 4 tane traktör satın aldım. Biçerdöverleri aldığımız ilk haftadan itibaren arıza yapmaya başladı. Meğerse bu makineler Almanyaʹda ya da Amerikaʹda yapılan makineler değil, iş gücünün ucuz olduğu Brezilya imalatıymış. Biz, bu durumu kendilerine illettik. 5-6 biçerdöver sahibi toplanıp bu şirketin Küçükyalıʹdaki müdürlüğüne gittik. Makinelerin ayıplı olduğunu ve geri alınması gerektiğini talep ettik. Bunlar, bizi zaman aşımına uğratmak için oyaladılar. Bütün makinelerimizi toplayıp kendi ceplerinden masraflarını karşılanmak üzere kırılan bütün parçaları tamir ettiler. Biz o zaman dedik ki, ʹBu makineler fabrika çıkışlı çalışmadı, onarımla hiç çalışmaz.ʹ Tekrar arıza yapınca konuyu mahkemeye taşıdımʹ dedi.

 

BİLİRKİŞİ RAPORUNDA MAKİNELER YÜZDE 60 AYIPLI

 

Biçerdöverlerin arıza olduğunu ispatlamak için bilirkişi raporlarına başvurduklarını belirten Tarhan, ʹYaptığımız anlaşmalar gereği Sultanahmet Ticaret Mahkemeleri yetkiliydi. 39ʹuncu Asliye Ticaret Mahkemesiʹnde dava açtık. Dava neticesinde hakimler bilirkişiye başvuru yapmak zorundalar. Önce Batmanʹdan 1 tane makine mühendisi, 1 tane ziraat mühendisi bir de baş usta getirdik. Makineler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda makinelerin ayıplı olduğu fabrikaya bildirdik. Onlarda bunu kullanıcı hatası deyip reddedince, 2ʹnci kez Batman Makineler Mühendisleri Odasıʹndan 9 tane mühendis ismi gönderdik. 9 mühendis üzerinden 3 kişilik heyet oluşturdular. 3 kişilik heyetin verdiği bilirkişi raporuna binaen makinelerin ayıplı olduğu söylenildi. Şirketin avukatları 2ʹnci bir rapor istedi, mahkeme bunu kabul etti. Adana Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Makine Bölümü Başkanlığıʹndan 3 kişilik öğretim üyesi tayin edip bizim köyümüze gelip biçerdöverler üzerinde incelemeler yaptılar. Onlar, köyde yapılan incelemenin yeterli olmayacağını ve bir makinenin Çukurova Üniversitesiʹne götürmemizi istediler. Kısa süre görüp teslim ettik. Oradaki bilirkişi heyeti 1 ay makine üzerinde inceleme yaptılar. Makinelerin yüzde 60 ayıplı olduğunu, şirketin iddia ettiği gibi kullanıcı hatasına tabii olmadığını şeklinde detaylı bir rapor yazıp 39ʹuncu Asliye Ticaret Mahkemesiʹne yolladılar. Mahkeme günü şirketin avukatları tekrar bilirkişi raporunun bilisel temelden yoksun olduğunu, bu rapora dayanarak mahkemenin karar veremeyeceğini şeklinde talepte bulundularʹ şeklinde konuştu.

 

MAHKEME BU MAKİNELERİN AYIPLI OLDUĞUNA KARAR VERDİ

 

Tarhan sözlerine şöyle devam etti: ʹBu sefer her 3 makinenin Çukurova Üniversitesiʹne götürülmesine karar verildi. Masraflarını şirketin karşılaması üzerine 3 makineyi üniversiteye gönderdik. 1 aya yakın makineler orada kaldı. Yapılan incelemede ilk raporlar teyit eder anlamda makinelerin ayıplı olduğuna karar verildi. Mahkeme günü şirketin avukatları 3 ve 4ʹüncü rapora itiraz ettiler. Bilimsel temelden yoksun olduğunu ve buna dayanarak karar verilemeyeceğini söylediler. Mahkeme heyeti 4 ve 5ʹinci taleplerini de kabul ettiler. Makinelerin Batmanʹdan alıp İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesiʹnden bilirkişi heyetine teslim edilmek üzere İTÜ Florya tesislerine getirdiler. Orada da makinelere bir aya yakın inceleme yapıldı. Makineler üzerinde yapılan incemeler neticesinde geçmişteki raporların doğru olduğunu ve bu makinelerin ayıplı olduğunu teyit ettiler. Hatta şöyle bir cümle kurdular: ʹBu makinelerin ayıplı olmadığını iddia etmek, mühendislik bilgisini yok saymaktırʹ. 39ʹuncu Asliye Ticaret mahkemesi bu makinelerin ayıplı olduğuna karar verdi.

 

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇUNDAN FİRMAYI MAHKEMEYE VERECEĞİZ

 

Şirketin kaçakçılık yaptığı iddia Tarhan, ʹBu şirketin yaptığı en önemli bir diğer olay da gümrükte kaçakçılık yapmış olmasıdır. 2450 WTS bizim satın aldığımız makineler, onların bize teslim ettiği makineler ise 2004 model 1450 model CWSʹdir. CWS, WTSʹnin bir alt modelidir. Nasıl bunları bu şekilde gümrükten geçirmişler anlamak mümkün değil. Bu konuda bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararlarında mevcuttur. Yargıtayʹda yerel mahkemenin kararını onamıştır. Biz, onlar hakkında elimizde raporlar yokken, nitelikli dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunmuştuk. O zaman ana dava ile birleştirilmişti, şimdi bu raporlar ve mahkeme kararlarıyla ikinci kez Adalet Bakanlığıʹndan talep edip yeniden nitelikli dolandırıcılık suçundan firmayı mahkemeye vereceğizʹ diye konuştu.

 

MAKİNELERİ TESLİM ETMEMİZ HALİNDE 22 BİN EUROYU VERECEKLER

 

Mahkemenin 10 yıl sürdüğünü aktaran Tarhan, ʹMahkeme 2006 yılının Mayıs ayından 2017ʹye kadar devam etti. 22 bin euroluk kısmi açtığımız davayı açtık. Fakat avukatımızın ihmalinden ve ıslah etmediğimizden dolayı kazandığımız para 22 bin euroʹdur. Makineleri teslim etmemiz halinde 22 bin euroyu verecekler. Biz şirketin etik olmayan davranış içerisine gireceğini tahmin etmiyorduk. İlk raporlardan sonra ülkeye giren tüm makineleri geri toplamaları gerekiyor. Ben şahsen artık kendi derdimde değilim. Kaç tane makine verilmişse hepsi ayıplıdır. Makinelerden satın alan kişilerden birisi makinelerden memnun olduğunu söylerse ben alacaklarımdan vazgeçeceğimʹ açıklamasında bulundu.

 

ŞİRKET AİLE FACİASINA NEDEN OLDU

 

Satış yapan bayi ile ilgili yaşanan olayı anlatan Tarhan, ʹDiyarbakırʹda Yentürk ailesinden Fadıl Yentürk, iki tane biçerdöver satın aldı. Oğlu Esat Yentürk ile beraber şirketin tesislerine gittik. Makineleri geri almalarını talep ettik ama olumsuz geri dönüş aldık. Sonra bayiye gittiler tartışma çıktı, birbirine silah sıktılar. Bayi ise Çetin Sümer arkadaşımızdı. Açıkçası bayinin burada kabahati yok, kabahatli olan şirkettir. Çetin Sümer yaralandı. Sorumlular 7,5 yıl ceza yediler. Daha sonra onları barıştırdık. Sorumlular cezaevinde yattı. Şirket aslında aile faciasına neden olduʹ dedi.

 

İNŞALLAH BİZİM DE MAĞDURİYETİMİZ GİDERİLİR

 

Bahsi geçen biçerdöverleri satın alan bir başka isim de Esat Yentürk idi. Yentürk, o dönem satın aldıkları biçerdöverlerin hatalı olduğunu doğrulayarak, ʹBen bu araçlardan iki tane aldım ve bunlar arızalı çıktı. Sonuç olarak benim gibi arkadaşlar mağdur olduʹ dedi.Yentürk, firmanın İstanbulʹda bulunan genel merkezindeki yetkililerin durumu kabul ettiklerini belirterek ʹBu kadar insan mağdur oldu. Bu süreçte arazilerini satanlar da oldu. Kimisi de biçerdöverlerini geri verdi. Ben de biçerdöverimi teslim ettim, bugüne kadar da hiç para almadımʹ diye konuştu.Eşref Tarhanʹın verdiği hukuk mücadelesini kazandığına sevindiğini aktaran Yentürk, ʹİnşaallah bizim de mağduriyetlerimiz giderilirʹ diyerek temenni de bulundu.

 

BİLİRKİŞİ TUTANAKLARINDA FARK ETTİK

 

Esat Yentürkʹün kardeşi Neaf Yentürk de ʹMağduriyetimizin hiçbir karşılığını almadık. İki adet biçerdöver aldık. Bu araçlar bizim aldığımızdan bir model düşük çıktı. Ruhsatlarında olması gereken gibi yazıyordu. Bilirkişi tutanaklarında fark ettik. Bu zaferi Eşref abi kazandı, Türkiye kazandıʹ diye görüş belirtti.Bahsi geçen firmanın yetkililerinden konuyla ilgili bir cevap istendi ancak herhangi bir açıklama yapılmadı.

Kaynak: (ÇS) - Çiftçinin Sesi Editör: Sistem Yöneticisi
Etiketler: Batmanlı, çiftçi,, ABDʹli, tarım, aletleri, devi, John, Deereʹye, açtığı, davayı, 13, yıl, sonra, kazandı,
Yorumlar
Haber Yazılımı